Tanı kriterleri neden durmadan değişiyor?

Klinik
RIS 2023’ten McDonald 2024’e — kriterlerin değişmesi bir kararsızlık değil, bir öğrenme eğrisidir.
Yazar

Tuncay Gündüz

Yayınlanma Tarihi

15 Haziran 2026

Hastalar bazen şunu sorar: “Hocam, geçen sene başka söylüyordunuz, şimdi başka. Bilim kararsız mı?”

Soru haklı, ama cevabı tersinden. Bir tanı kriterinin yıllar içinde değişmesi, bilimin kararsızlığı değil; tam da çalıştığının işaretidir. Kriter, o ana kadar elimizdeki en iyi bilginin damıtılmış halidir. Yeni veri geldikçe damıtık da incelir.

Bunu somut bir örnekle göstermek gerekirse — radyolojik izole sendrom (RIS) için 2023’te tanımlanan ölçütlerle, 2024 McDonald kriterleri arasındaki farkı düşünün. İkisi de aynı soruyu sorar: bu kişi ne zaman ve ne kadar olasılıkla klinik MS’e ilerler? Ama eşikleri, dahil ettikleri bulguları ve duyarlılık-özgüllük dengesini farklı kurarlar.

Neden bu kadar önemli?

Çünkü bir kriterin nerede çizgi çektiği, doğrudan kimin “hasta”, kimin “henüz değil” sayılacağını belirler. Çizgiyi erken çekerseniz, hiç ilerlemeyecek kişileri gereksiz kaygı ve tedaviyle yüklersiniz. Geç çekerseniz, erken müdahaleden fayda görecekleri kaçırırsınız.

Bu yüzden kriter karşılaştırması salt akademik bir egzersiz değil; doğrudan kliniğe oturan bir karardır.

Bir kriterin değeri, ne kadar “kesin” göründüğünde değil, belirsizliği ne kadar dürüst yönettiğinde saklıdır.

Bir sonraki yazıda, bu karşılaştırmayı veriyle nasıl yaptığımıza — hayatta kalım analizinden ne öğrendiğimize — bakacağım.